lst's profileHOSGELDİNİZ!!!PhotosBlogGuestbook Tools Help

HOSGELDİNİZ!!!

....BİLDİGİM TEKSEY HİCBİRSEY BİLMEDİGİM..(RIZA).

lst riza

Occupation
Location
Interests
....Bildigim tek sey hic birsey bilmedigim....
Photo 1 of 101

Video

 

Video

 

Video

 

Video

 

Video

 yabancı

Video

 sizin muziginiz

Video

 

Video

 
February 08

biz İnsan ogluyuz!!!

 
Biz insan ogluyuz!!! @ Yahoo! Video

Hayatta İki sey!!!!!

IKI SEY 

Iki sey 'Kalitesiz Insan'in ozelligidir : 
1- Sikayetcilik 
2- Dedikodu 

Iki sey cozumsuz gurunen problemleri bile cozer : 
1- Bakis acisini degistirmek 
2- Karsindakinin yerine kendini koyabilmek 

Iki sey yanlis yapmani engeller: 
1 - Şahıs ve olaylari akil ve kalp suzgecinden gecirmek 
2- Hak yememek 

Iki sey kisiyi gozden dusurur : 
1- Demagoji (Laf kalabaligi) 
2- Kendini agira satmak (ovmek, vazgecilmez gostermek) 
Iki sey insani 'Nitelikli Insan' yapar : 
1- Iradeye hakim Olmak 
2- Uyumlu Olmak 

Iki sey 'Ekstra Deger' katar : 
1- Hitabet ve diksiyon egitimi almak 
2- Anlayarak hizli okumayi ogrenmek 

Iki sey geri birakir : 
1- Kararsizlik 
2- Cesaretsizlik 

Iki sey kasif yapar : 
1- Nitelikli cevre 
2- Biraz delilik 

Iki sey omur boyu bosa kurek cekmemeni saglar : 
1- Baskin yetenegi bulmak 
2- Sevdigin isi yapmak 

Iki sey basarinin sirridir : 
1- Ustalardan ustaligi ogrenmek 
2- Kendini guncellemek 

Iki sey basariyi mutlulukla beraber yakalamanin sirridir : 
1- Niyetin saf olmasi 
2- Ruhsal farkindalik 

Iki sey milyonlarca insandan ayirir : 
1- Sorunun degil, cozumun parcasi olmak 
2- Hayata ve her seye yeni (ozgun, orijinal, farkli) bakis acisiyla yaklasabilmek 
Iki sey gelismeyi engeller : 
1- Asirilik (mubalaga, abarti, ifrat, tefrit) 
2- Felakete odaklanmis olmak 

Iki sey cozum getirir : 
1- Tebessum (gulumseme) 
2- Sukut (susmak) 

Iki seyin degeri kaybedilince anlasilir: 
1- Anne 
2- Baba 

Iki sey geri alinmaz: 
1- Gecen zaman 
2- Soylenen soz 

Iki sey gercek sondur: 
1- Cennet 
2- Cehennem 

Iki sey ulasmaya degerdir: 
1- Sevgi 
2- Bilgi 

Iki sey “hayatta onemli olan her sey” icindir : 
1- Nefes alabilmek 
2- Nefes verebilmek

Iki sey ozgurluktur : 
VATAN VE BAYRAK !
October 15

Chat Bölümü!!!!

  
Get your own Chat Box! Go Large!
September 14

Komedi Dükkani 2 bölüm

  
Komedi Dükkani 38.BÖlüm 2 @

Komedi dükkani 38.bölüm

  
Komedi Dükkani 38.BÖlüm @ Yahoo! Video

July 12

cemyılmaz 2008 3

  

cem yılmaz devam2

  

June 21

Bekleyemezsin

Bekleyemezsin

 

 

 

Düşünmeyen ve hayal kurmayan, kurmayı beceremeyen birisiyle hayallerini paylaşamazsın...

Çıplak ayak çimlerin üzerinde yürümenin zevkini astronotla paylaşamazsın…
Kafasını bir kere dahi “yukarı”ya kaldırmamış birine gökyüzünü, ay’ı ve yıldızları anlatamazsın…
Düşünmeyen ve hayal kurmayan, kurmayı becerem
 
eyen birisiyle hayallerini paylaşamazsın...
İnancı olmayan birisine şükretmeyi anlatamazsın…
Tıpkı;
Kendisini sevmeyen birine, sevgiyi anlatmasını ve seni sevmesini bekleyemeyeceğin gibi…
June 13

cem yılmazla gülmeye devam

 

 

April 29

Komediye devam birazda tolga cevik :):)

 

Birazda Gülelim dimi

  

megazeka imkansiz diil sadece calismaktan geciyor!!!

 
April 28

Gercek olma İhtimali cok yuksek

 

Konuşulan konu Fenomen

 

Alıntı

Fenomen
İnsan gücünün üst sinirlari
   

fenomen

 

Fenomen

İnsan gücünün üst sinirlari
 

Konuşulan konu Kuantum Fizigi

Kuantum Fizigi

Yaşamdaki temel amacımız nedir?”… sorusunun en mantıklı cevabı sanırım “Mutlu olmak” olmalıdır. İstisnasız tüm insanların yaşlısı genci, yoksulu zengini, Paris’lisi İzmir’lisi…ne kadar farklı yaşam tarzlarına sahip olursak olalım ne kadar farklı çevrelerde yaşarsak yaşayalım temelde ihtiyaçlarımız aynıdır. Ancak günlük yaşam içinde hepimizin sıkıntıya girdiği oldukça mutsuz olduğu adeta aşılması imkansız bazı sorunları vardır. Bu sorunlar dış etkenlere bağlı olabileceği gibi büyük bir oranda aslında kendi düşünce sistemimizin ortaya çıkardığı sorunlardır. Bu nedenle gerçekte insanoğlu sorunları aşmaya çalışırken en büyük mücadeleyi yine kendisine karşı vermektedir. Karşılaştığımız sorun nedenli büyük yada aşılmaz olursa olsun aslında düşünce sistemimizin ortaya çıkardığı ve dolayısıyla da yine beynimizin çözebileceği sorunlardır. Burada esas olan insanın düşünce sisteminideğiştirmesi yada sorunu çözebilecek şekilde soruna adapte etmesidir. Bu ise gerçek anlamda zihinsel, bedensel eğitim ve ciddi çalışma gerektirmektedir. İnsanın mutluluk sorunu felsefe, psikoloji, nöroloji, psikiyatri, sosyoloji, fizik…gibi aslında bütün bilimlerin ortak sorunudur.

İnsan düşüncesinin oluştuğu ve yönetildiği yer olan beynimiz bilindiği gibi yaşamımıza dair olumlu yada olumsuz her şeyden adeta sorumludur. Bu durumda bütün mesele beynimizin işleyiş mekanizmasının çözümlenmesi düşüncelerin nasıl oluştuğunun ve nasıl yönetildiğinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu ise sadece nörologların yada tıp biliminin altından kalkabileceği bir sorun değildir. Zaten şuan kadar da bu alanda fazlaca bir yol kat edilememiştir. Aslında insan beyninin ürünü olan düşünce ve eylemler yine o kişinin geçmişte yaşadığı olaylar ve deneyimler tarafından belirlenmektedir. Kişilik dediğimiz kavram tüm bunların bileşkesidir. Geçmişte yaşanılan her olay deneyim yada bilgi, beyin hücrelerinin içinde bir takım protein zincirlerinin oluşmasına yada bir çeşit yolların oluşmasına neden olmaktadır. Bu yollardan daha sonra düşünce oluşumu ve yönetimi esansında elektronik sinyaller rahatlıkla geçerek çeşitli kararların alınmasını yada alınamamasını ve uygulanmasını sağlarlar. Örneğin iğne battığında acı hissini yaşamamızın yada çok sevdiğimiz bir tatlıyı yediğimiz zaman mutluluk hissini yaşamamızı sağlayan bu elektronik sinyal bağlantılarıdır. Bütün bunlar aslında yaşadığımız olaylara beynimizin getirdiği yorumla ilişkilidir ve bu yorum da beynimize yine geçmişte yaşanan olaylar esnasında öğretilmiştir. Örneğin aynı restorana gittiğimizde aynı yemeği yeme eğilimimiz bu şekilde kolayca oluşmaktadır. Sigara içen bir kişinin bir türlü bu alışkanlığından kurtulamamasının nedeni de yine budur.

Bütün bu beyinsel aktiviteleri bilimsel açıdan incelediğimizde bütün olup biten yaklaşık 1200 g olan beynimizde bulunan yaklaşık 100 milyar kadar hücre arasındaki çok küçük elektriksel sinyallerin sürekli olarak merkezler arasındaki hareketidir. Düşüncenin oluşumu da bunun eyleme dönüşmesi de tamamen elektronik sinyaller aracılığı ile olmaktadır. Bu sinyaller boyutların çok küçük olduğu mikro evren de gerçekleşmektedir. Mikro evrende (uzunluk<< 10-6m) gerçekleşen bu olaylar yine bu evrenin kurallarıyla ancak gerçekleşebilir. Mikro evreni yöneten yasaları konu alan kuantum fiziği bu alanda yapılacak çalışmaların olmazsa olmazı konumundadır. Zira kuantum fiziği mikro evreni yöneten yasaları aslında 1900 yılından beri araştırmakta ve çok önemli ölçüde de çözümlemiştir. Bu nedenle insan beyninde meydana gelen düşünceler ve bunların yönetilmesi, eyleme dönüşmesi konusu kuantum fiziği yasalarının yönetimi altındadır. Örneğin mikro evrende tünel olayı gerçekleşir, yani bir elektron kendi enerjisinden daha büyük bir enerji barajını aşıp barajın arka tarafına ulaşabilir. Bu kuantum mekaniksel ve mikro dünyaya ait bir olaydır ve her an gerçekleşir. Buna benzer bir çok olay yine kuantum dünyasında şuanda gerçekleşmektedir.

Kuantum fiziğinin düşünce dünyamız ve bunun yönetilmesinde nasıl kullanılabileceğine geçmeden önce mikro dünyayı şekillendiren yada yöneten kuantum evreni nin bazı çok temel bulgularına kısaca göz atarsak şunları özetleyebiliriz.

1-Mikro Evrenin Hareketliliği (Dinamizmi): Kuantum Fiziğinde ve dolayısıyla mikro evrende her şey mutlak anlamda hareket halinedir. Durağan yada statik hiçbir tanecik yoktur. Zaten kuantum fiziği statik sistemlerle ilgilenmez. O halde mikro dünyanın en temel özelliklerinden birisi mikro evrenin dinamik olmasıdır.

2-Mikro Evrende Kesiklilik (süreksizlik) yada Kuantizasyon: Enerjinin aslında sürekli olmadığı fikri ilk kez kuantum fiziğinin en önemli kurucularından biri olarak anılan Max Planck tarafından 1900 yılındaki fizik kongresinde ortaya atılmıştır. (Enerji = n h f ….burada n bir tam sayı, h Planck sabiti olarak adlandırılan evrensel bir sabit ve f de frekanstır.) Bu düşünce o güne kadar var olan düşünceleri temelden sarsmış ve yeni bir dünyanın yani kuantum dünyasının doğmasına neden olmuştur. Madde yani kütle mikro dünyada kuantizedir yani madde belli noktalarda bulunan atomlardan meydana gelmiştir. Einstein’ın “Enerji ile kütle eşdeğerdir.” ( E=mc2 ) ifadesi ile bu fikir birleştirildiğinde enerjinin kuantize olması gerektiği hemen anlaşılabilir. Artık hakkında hiçbir kuşku bulunmayan bu kesin gerçek bizi daha sonra momentum, konum, hız ve açısal momentum gibi bir çok kavramın mikro dünyada kuantize olduğunu keşfetmemizi sağlamıştır.

3- Mikro Evrende Dalga Fonksiyonu (Ψ): Mikro evrenin kuantize oluşu daha sonra Erwin Schrödinger’i mikro dünyadaki bütün taneciklerin uyması gereken bir denkleme götürmüştür. Bu denklem ünlü Schrödinger Dalga Denklemi’dir. Bu denklemin en önemli yeniliklerinden biri taneciklerin davranışının bir matematiksel fonksiyon (Ψ) tarafından tanımlanmasıdır. Bu fonksiyonun belirlenmesi ile söz konusu taneciğin bütün özellikleri belirlenmiş oluyor. Bu şekilde (Ψ) nin devreye girmesi ile bunun karesine eşit olan olasılık yoğunluğu devreye giriyor. Yani parçacıklar uzayın belli noktasında belli bir anda belirli bir olasılıkla var olabilmektedir. Böylece klasik fizikteki determinizmortadan kalkıyor ve olasılıklar devreye giriyor. Artık hiçbir şey eskisi kadar kesin değil yada hiç kesin değildir. Ancak bazı olasılıklarla tanecikler belli yerlerdedir. Ünlü fizikçi Einstein dahi bu gerçeği kabul etmekte zorlanmıştır ve “Tanrı asla zar atmaz” demiştir. Ancak gerçek odur ki mikro dünyada kesinlik yok ve olasılıklar vardır.

4- Mikro Evrende Heisenberg Belirsizlik ilkesi: Olasılıklar fikri daha sonra Heisenberg’i olasılıkların olduğu yerde belirsizlikler de vardır fikrine götürmüş ve kendi adıyla anılan yine çok önemli bir yasa olan belirsizlik ilkesini ortaya koymasını sağlamıştır. Artık yapılan ölçümler kesin değildir. Her ölçümde bir belirsizlik vardır. Eğer siz örneğin elektronun konumunu ve ona bağlı olan hızını ölçmek isterseniz, konumu ne kadar doğru ölçerseniz o ölçüde hızını ölçemezsiniz yada hızını ölçmedeki belirsizlik artar. Bu belirsizlik sadece mikro evrende etkili olabiliyor. Makro evrende belirsizlik çok küçük olduğu için hiçbir etkisi yok biz bunu doğal olarak algılamıyoruz.

5- Mikro Evrenin Dual (ikili) Yapısı: Fizikçileri şaşırtan bir başka çok önemli konuda mikro evrende yada atomik boyutlarda maddenin ve ışığın dual (ikili) karakteridir. Diğer bir deyişle madde yani tanecik bazen dalga karakterine bazen de tanecik karakterine bürünür. Aynı dual karakter ışık için de net bir şekilde gözlenmiştir. Işık bazen tanecik yani foton gibi bazen de dalga gibi davranır. Ancak ya biri yada öteki duruma hakimdir. İkisi de aynı anda varolamazlar.

6- Mikro Evrende Tünel olayı: Kuantum fiziğinin diğer bir çok önemli gözlemi tünel olayı olarak isimlendirilen olaydır. Bu olay bize mikro dünyada örneğin bir elektronun olmaması gereken yerde bulunabileceğini göstermiştir. Klasik açıdan bir elektron kendi enerjisinden büyük bir duvarı aşarak duvarın arka tarafına geçemez. Oysa kuantum mekaniksel denklemler ve gözlemlerimiz göstermiştir ki, bu mikro dünyada her an gerçekleşen olağan bir olaydır. Örneğin elektronik aletlerimizde kullandığımız transistorler de bu olay çok olağandır.

7-Karşılıklı Etkileşim (Correspondence) İlkesi: Kuantum fiziği ile klasik fizik arasındaki ilkeler ve yasalar bu denli çelişkili olduğuna göre acaba nerede ve nasıl bu ikisi kesişebilir diye bakıldığında ise şu sonuç net olarak bulunmuştur. Kuantum fiziği yasalarından klasik fizik yasaları elde edilebilmektedir (tümevarım ilkesi). Yani mikro dünyanın verilerinin birleştirilmesi ile makro dünya hakkında bilgiler elde edilebilmektedir. Bu tersinir olmayan bir ilişkidir. Yani makro dünya (klasik fizik) yasalarından mikro dünya (kuantum fiziği) yasaları elde edilemez.

Yukarıda çok kısaca ifade edilen ve bunlar gibi bir çok bilimsel yasa insan düşüncesinin de üretildiği ve yönetildiği yer olan insan beyninde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla insan beyninin işletim sisteminin bu yasalara uymak zorunluluğu açıktır. Normal insan sağduyusu ve mantığı ile çelişen bu bulgular mikro evreni şekillendirdiğinden insan düşüncesini de mutlak anlamda şekillendirmektedir. O halde yapılması gereken şey bu yasaların yardımıyla insan beyninin işleyiş mekanizmasınıkuantum fiziği yasaları ile yeniden çözümlemektir. Ancak bu konu o kadar da kolay olamamaktadır. Aslında oldukça farklı ve karmaşık bir çalışma alanına girmiş oluyoruz.Zira insan yaşamını yöneten beyinsel aktiviteler yada kısaca düşüncelerin çözümlenmesi yada yönetilmesi konusu bir çok disiplinin birlikte çalışmasını gerektiren bir konudur. Ancak çözümlemenin beklide en önemli aşamasını, mikro evrendeki kuantum fiziksel yasaların insan düşüncesine uyarlanması oluşturmaktadır.

Mikro dünyayı yöneten kuantum fiziksel yasalar ile yine mikro dünyanın ürünü olan insan düşüncesi birleştirildiğinde çok temel anlamda öne çıkan bazı noktalar şunlardır.

1- Düşüncenin Kuantizasyonu: İnsan düşüncesi fiziksel açıdan incelendiğinde enerji anlamına gelmektedir. Düşünce, mikro tanecikler olan beyin hücreleri tarafından meydana getirildiğine göre mikro evren in yasalarıyla yönetilmelidir ve kuantize olmak zorundadır. Gerçekte yaşam, beyinde düşünce kuantları nın oluşması ve bunların insan bedenini yönetmesi anlamını taşımaktadır. Herhangi bir düşüncenin yönetilmesi yada yönlendirilmesi o düşünceyi oluşturan çok küçük elemanter parçacıklar olan düşünce kuantlarının yönetilmesi anlamına gelmektedir. Bu olay ise bütün bir düşüncenin kontrol edilmesine oranla çok daha kolay olmalıdır. Çünkü düşünce kuantları enerji miktarı olarak değerlendirildiğinde düşüncenin tamamına göre çok daha küçüktür. Bu anlamda yapılması gereken şey kuantum fiziği yasalarını kullanarak düşünce kuantlarının ortaya çıkışı ve gelişiminin çözümlenerek kontrol edilmesidir. Her hangi bir olay yada konu hakkındaki özellikle olumsuz ve rahatsız edici istenmeyen düşünceler bu şekilde ayıklanarak yok edilebilir ve istendik türden yapıcı ve olumlu düşüncelerin ortaya çıkması sağlanabilir.

2- Düşüncenin Matematiksel İfadesi: İnsan düşüncesi bir çeşit enerji olduğuna göre ona eşlik eden ve onu tanımlayan bir matematiksel dalga fonksiyonu yani düşüncenin fonksiyonu olmalıdır. Bu fonksiyon o düşünceye ait her türlü bilgiyi içinde barındırır. Dolayısıyla tespit edilmesi durumunda o düşünceye ait her şey bilinir duruma gelecektir. Özellikle istenmeyen düşüncelere ait fonksiyonların belirlenmesi ile o düşüncenin çözümlenmesi ve ortaya çıkmasının yada yok edilmesinin sağlanması mümkün olabilecektir. Burada önemli olan nokta kuantum fiziği yasaları ile dalga fonksiyonunun bulunmasıdır.

3- Düşüncedeki Tünel Olayı: İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları ve aşılması mümkün olamayan engeller (düşünsel ve yaşamsal sorunlar) gerçekte özel bir teknik ile yani tünel olayı ile aşılabilir. Bu bir elektronun gerçekleştirdiği tünel olayından asla farklı değildir. Bunun için gerekli koşulların sağlanması ve nasıl yapılacağının kuantum mekaniksel anlamda belirlenmesi gerekmektedir. Böylece üstesinden bir türlü gelemediğimiz yaşamsal sorunlarımızı bu özel teknik sayesinde yeterli enerjimiz olmasa dahi aşabilecek ve yeni ufuklara doğru rahatlıkla yol alabileceğiz.

4- Düşüncede Tümevarım ilkesi: İnsan beyninde meydana gelen düşünce kuantları nın birleştirilmesi ile düşüncenin bütünlüğü yani makro düşünceler elde edilebilir. Böylece mikro düşünce kuantları ndan makro düşünce bloklarına geçiş yapılabilir. Bu düşünce blokları doğrudan yaşamımıza ait düşünceleri, kararları, eylemleri kısacası her şeyi kapsamaktadır.

Sonuçta insan beynindeki düşüncelerin fizyolojik anlamda çok küçük elektronik sinyallerden meydana geldiği ve dolayısıyla da enerji olduğu gerçeğinden hareketle insan düşüncesinin de kuantize olduğu ortaya çıkmaktadır. O halde sorun bu düşünce kuantlarının kontrol edilmesi ve yönetilmesi sorunudur. Düşüncenin süreksizliği yada kuantize olduğu gerçeğinden hareketle hepimizin sıkıntıya girdiği ve istemediği yada kurtulmaya çalıştığı düşüncelerden ve dolayısıyla da eylemlerden kurtulması mümkün olabilecektir. Bir anlamda insanın mutluluğu bu şekilde ciddi olarak artırılabilir. Ancak bunun için sadece düşünce yönetiminin kuantum mekaniksel teorilerinin geliştirilmesi yetmez, buna ilaveten bu modellerin insana kazandırılması için nasıl bir eğitim sürecinin gerektiği de ortaya konmalıdır. Bu gerçekte ciddi çalışma ve sabır gerektirmektedir. Her şeye rağmen, kısa bir süre sonra insan zekasının harika birikimleri ve kuantum fiziği sayesinde yine insan zekasının ortaya çıkardığı ve insanın mutluluk yollarını tıkayan engeller rahatlıkla aşılabilecektir

Isınlanma gercek olurmu!!!!

IŞINLAMA GERÇEK Mİ

OLUYOR?

 

Danimarka'lı bilim adamlarının, bilim dergisi Nature da yayınla-nan deneylerinde,  "kuantum-atom ışınlaması" için uzun vadeli bir araştırmaya imza attığı bildirildi.

 

Aarhus Üniversitesi öğretim üyesi fizikçi Eugene  Polzik ve meslektaşları, laboratuar or-tamında, lazer ışığı kullanarak ilk kez ''çok miktarda atomun '' aradaki mesafeyi aşarak toplu halde taşınmalarını, ''ışınlan-malarını'' sağladı.

 

Daha önce ABD'de Caltech'de, yani California Institute of Technology yüksek öğretim kurumunda yine lazer kullanıla-rak birkaç atomun taşınmasının 1998'de gerçekleştirildiği bildirilmişti.

 

Avusturya Innsbruck Üniver-sitesi'nden fizikçi Ignacio Cirac, Danimarkalı Polzik ve ekibinin deneyinin ileride kuantum iletişim sistemleri, kuantum hesap işlemleri ve sonunda ışınlama yollarını da açabilece-ğini söyledi. Cirac, ''deney kuantum fiziğinin gelişimi için başarıdır'' dedi.

 

Danimarka ekibi, ''taşımayı'', en ufak enerji birimi kabul edilen kuantumun atom altı kaynaştırma yöntemiyle elde etti.

 

Atomları taşıma veya ışınla-mada kullanılan ''Uzaktan atom sarmalaması'' kavramı için, yani, iki veya daha fazla atom altı parçacığın fiziki temas olmadan sarmalanması için büyük fizik alimi Albert Einstein (1979-1955), ''bir uzaklıktan hayalet gibi eylem' tanımını kullanmıştı.

 

Dünya'nın ve Güneş Sistemi'nin mensup olduğu Samanyolu gökadasının ortalama çapı 90 bin ışık-yılı (Eliptik gök adamızın dar çapı 60, uzun çapı 110 bin ışık yılı)... Saniyede 300 bin km hızla, yani ışık hızıyla gidilirse 1 ışık-yılı 9.5 trilyon kilometre...

 

En yakın gökada Andromeda 2 milyon ışık-yılı uzaklıkta. ''Bu evrende'', milyarlarca yıldız içeren yüz milyonlarca gökada (galaksi) var.

 

İnsan ömrü şartlanmasıyla ''solucan deliği'', veya ''ışınla-ma'' gibi kestirme yollardan uzak diyarlara gitmek düşü bu yüzden kuruluyor.

 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
lst rizawrote:
coookkk tsk ederim  sanem ablacım en iyisi sizlerin olsun......
June 15
.
      

            

..Sakın beni unutma..

Hatırlanacaktı

Bir melek vardı, peri vardı,
Benim sevdiğim mavi gözlü yardı,
O kadar parlaktı ki gözümü aldı ,
Beni sevmekten ağlattı,
Onlarca kalbi yakardı,
Her önüne gelenle oynardı ,
Bir o kadarda ağır başlıydı,
Ona bakınca gözlerini kaçıracak yer arardı,
Mevsimlerden sonbahardı,
O da solacak sararacaktı,
Kış gelecek kar altında kalacaktı,
Belki bir gün hatırlanacaktı,
Ama unutulanlar hatırlanırdı.

.
June 15
lst rizawrote:
asi kız tekrardan şiirin ve yorumun icin tsk ederim gercekten harika ....
Mar. 19
Mar. 8
lst rizawrote:
tesekkur  ederim... yok yaa unutmak diilde son sınıf oldugumdan derslere biraz agırlık verdim .... sen yoksun devamlı ablan oluyor nette artık sormaya bile cekinir oldum :D:D
Mar. 5